Yazan: "sağlık"
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal ağlar ve web tasarımıyla ilgili bir blog ve unity hakkında hersey dunya hakkında bir dunya bilgi ve FreeSpritler
Bacaklarınızı İnce ve Uzun Göstermenin Yolları

 Herkesin bildiği gibi çoğu bayanların hayalleri hep uzun bacağa sahip olmaktır. İnce ve uzun bacak çoğu bayanların hep isteğidir. Böyle bir görünüme sahip olmak isteyenler için maalesef genetiğimizi değiştiremeyiz ama bacaklarınızı ince ve uzun göstermek için sizlere bir çok yöntemler önerebilirim.

 İşte size önerebileceğim bir kaç yöntemler;

1) Seçtiğiniz renkleri kendi lehinize göre kullanın;

 Güzel bir ayakkabınız veya yeni bir ayakkabı alıcaksınız diyelim. Alacağınız veya giyeceğiniz ayakkabılarınız, giyeceğiniz pantolonunuza ya da çoraplarınıza uydurarak seçin. Yani mesela, siyah topuklu ayakkabı giydiğinizi varsayalım. O zaman altınıza "siyah külotlu çorap" giyebilirsiniz. Bu oluşacak olan monokromatik görüntü bacaklarınızı olduğundan daha uzun gösterecektir.

2) Pantolon giyecekseniz eğer rengini ayakkabılarınızla aynı renk olmasına dikkat edin;

 Pantolon veya ayakkıbınızın renklerini tam olarak tutturamasanız bile birbirlerine en yakın renkleri seçmeniz gene sizin yeterli olacaktır.

3) Ten renginize uygun topuklu ayakkabılar alabilirsiniz

 Ten rengi ayakkabı giyerseniz (ten renginize en yakın olan ayakkabı), ayakkabınızın nereden başlayıp, bacağınızın nereden bittiğini anlaşılamadığı ve göz yanılsaması yaptığı için bacaklarınızı daha uzun gösterecektir.

4) Zayıf göstermek için bacaklarınızda koyu renkler kullanmaya özen gösterin

 Siyah veya diğer koyu renk tonları seçmeniz sizi olduğunuzdan daha zayıf gösterecektir. Bu yöntemi zaten çoğumuz bilir siyah, insanı zayıf gösterrdiğini. Bacaklarınıza koyu renklerde giysiler giymeniz, bacaklarınızı daha ince ve uzun görünmesine sebep olacaktır.

5) Monokromatik şekilde giyinin

 Çoraplarınızı ve ayakkabılarınızı aynı renk tonunda giymeniz özellikle size uzun bir bacağa sahip olma hissini ve görüntüsü verecektir. Bütün kıyafetinizi aynı renkte giymek ise size ise tümden daha uzun bir görünüm kazandıracaktır.

6) Dikine çizgili pantolonlar giyinebilirsiniz

 Dikine çizgili pantolonlar insanlarda göz yanılsaması oluşturur ve sizi uzun bacaklı olmuş gösterirler.
Sosyal ağlar ve web tasarımıyla ilgili bir blog ve unity hakkında hersey dunya hakkında bir dunya bilgi ve FreeSpritler
Daha Uzun Yaşamak İçin Yapmanız Gerekenler!

Daha Uzun Yaşamak İçin Yapmanız Gerekenler!
İnsan Ömrünü Uzatan Önerilerimiz Var Size:

 Daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürebilmek için aslında küçük ayrıntılara çok dikkat etmek yeterli olacaktır. O ayrıntılar sizde fark yaratacaktır.

Daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek ister misiniz? 

 Hayatınızda yapacağınız küçücük değişiklikler ile yaşam kalitenizi artırabilir hatta ömrünüzü ciddi anlamnda uzatabilirsiniz. İşte bizden size birkaç önerimiz.

Yatak Odanıza Asla TV (Televizyon) Sokmayın!

 Televizyon ekranının yaydığı ışık, vücut saatinizin düzgün çalışmasını engelleyip uyku kalitenizi düşürmektedir. Bir araştırmaya göre yatak odasında TV olan çiftlerin, yatak odasında tv olmayan çiftlerden %50 daha az cinsel ilişkiye girdiği anlaşılmıştır.

Spor Yaparken Dinlenin

 Spor yaparken mola verirseniz, 1 saat aralıksız çalışmalarınızdan daha etkili olucağını bilmelisiniz. Japonya’da yapılan bir araştırmada 1 saat aralıksız bisiklet sürenler, yarımşar saatten 2 set halinde bisiklet kullananlardan daha az kalori yakmış.

Orta Koltuğu Seçin

 Otomobilin arkasındaki herkesin nefret ettiği orta koltuk aslında en güvenli koltuktur. Orta koltuk bir kaza esnasında en az darbeyi almaktadır. Araştırmalar arka koltukların, ön koltuktan %86 daha güvenli olduğunu ortaya çıkarmıştır. Arka orta koltuk ise, diğer arka koltuklardan %25 daha güvenlidir.

 Hepimizin bildiği gibi çağın vebası olan kanser, ömrü kısaltan en önemli faktörlerdendir. Stresli yaşam da öyledir ve daha bir çok niceleri. Foto galeriler gerçeğin aynası gibidir.
Günde 1 Muz Yiyin

 Muz potasyum açısından çok zengin bir mevyedir. Potasyum da tansiyonu düşürür. Bir araştırmaya göre 50 yaşındayken tansiyonları normal olan kişiler, yüksek tansiyonlulardan ortalama 5 yıl daha fazla yaşıyor.

Enerji içeceği Yerine Su İçin

Yapılan araştırmaya göre, günde 2 kutu enerji içeceği içen kişinin, tansiyonu arttığını belirtilmiştir.

Oda Parfümü Kullanmayın

 Araştırmalara göre oda parfümleri ishal ve baş ağrısından depresyona kadar birçok sağlık sorununa yol açabilmektedir.

Yatağınızı Toplamayın

Kalkar kalkmaz yatağınızı toplamaktan kaçının. Yatağı dağınık bırakmak, çarşaflardaki nemin uçmasını ve dolayısıyla bakterilerin oluşmasını engeller.

2 Avuç Fındık İyi Gelir

Araştırmalara göre fındık sevenler, sevmeyenlere oranla 2 yıl 9 ay daha uzun yaşıyor. 1 ay boyunca günde 2 avuç fındık yiyenlerin kolesterolu %9.4 düşüyor.
Sosyal ağlar ve web tasarımıyla ilgili bir blog ve unity hakkında hersey dunya hakkında bir dunya bilgi ve FreeSpritler
Aritmi Nedir? Çocuklarda Belirtileri Nelerdir?

Aritmi Nedir? Çocuklarda Belirtileri Nelerdir?
 Kalp ritmi bozukluklarında kalp, ya çok hızlı atıyor ya da seyrek atıyor. Her iki durumda da kendini değişik belirtilerle ifade eden aritminin takip ve tedavi edilmesi kesinlikle şarttır! Aksi halde yaşam kalitesinde düşme, kalp fonksiyonlarında ciddi hasar ve kalp yetmezliği gibi birçok sorununa neden olabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi, Elektrofizyoloji Aritmi ve Kalp Pili Kliniği’nden Çocuk ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Çeliker’e çocuklarda görülen aritminin teşhis ve tedavi yöntemlerini sorduk.

 Acıbadem Maslak Hastanesi, Elektrofizyoloji Aritmi ve Kalp Pili Kliniği’nden Çocuk ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Çeliker, ailelerinde ani ölüm ve bayılma öyküsü  olanlar başta olmak üzere, tüm anne ve babaların aritmi belirtilerine önem vermeleri gerektiğini belirtiyor.

 Çocuk hastalıkları uzmanını düzenli olarak ziyaret etmek, teşhisi kolaylaştırıyor mu?
Düzenli kontrollerde kalbin yavaş attığı fark edilebiliyor. Ancak ani atakla olan hızlı kalp atımları, doktor kontrolünde anlaşılmayabiliyor. Çünkü bu durum ani belirtiler gösteriyor ve atak, ancak muayene sırasında olursa fark ediliyor.

Çocuktaki aritminin fark edilmemesi hangi sonuçları doğuruyor?

 Yavaş kalp atımları tedavi edilmezse, çocuk ani bayılmalar yaşıyor ve gelişme geriliği gösterebiliyor. Bu çocuklara kalıcı kalp pili takılması gerekiyor. Hızlı giden ritim bozukluklarında ise ataklar uzun sürerse, örneğin  8-10 saati geçerse kalp yetmezliği oluşabiliyor. Çarpıntı olduğu zaman kalp hızı 130-20’e kadar çıkabiliyor. Kalp hızıyla aylarca, hatta yıllarca yaşarsa kalbinde büyüme ve fonksiyon bozukluğu oluşuyor. Taşikardilerin bir diğer türü de kronik taşikardi. Örneğin, kalbi aslında dakikada 90 kez atması gereken bir çocuğun kalbi dakikada 130 atıyorsa, bu rakam çok yüksek görülmüyor. Çünkü çarpıntı olduğu zaman bu rakam 180-200’a kadar çıkabiliyor. Ancak, kronik taşikardide hasta 130 olan kalp atımıyla aylarca, hatta yıllarca yaşarsa kalbinde büyüme ve fonksiyon bozukluğu oluşuyor.

Anne-babalar çocuklarında aritmi olduğunu nasıl anlayabilir?

 Kalbin yavaş atmasıyla ilgili ritim bozukluklarında; bayılma, büyüme geriliği ve gece idrar kaçırma görülüyor. Eğer ritim bozukluğu çarpıntı olarak geliyorsa, ataklar şeklinde ortaya çıkıyor. Atak olduğunda çocuk birden bire sararıyor, kusuyor, karnı ve göğsü ağrıyor, ani gelen terleme ile birlikte halsizlik hissediyor. Çok ciddi bir atakta bayılma da olabiliyor.

 Aritmi hangi yaş döneminde daha fazla görülüyor?
En fazla ergenlik döneminde ortaya çıkan aritminin görülme sıklığı hem yaşla beraber artıyor, hem de çocuk şikâyetini daha rahat söyleyebildiği için hastalığın tanısı ergenlik çağında daha rahat konuyor.

Görülme nedenleri neler?

 Çarpıntıya neden olan aritminin bilinen bir nedeni yok! Hastalığa anne karnındaki bir takım faktörler neden olabiliyor. Durum, anne karnındayken ya da çocuk doğduğunda anlaşılıyor. Eğer annenin diğer çocuklarında aritmi varsa, hamileliği sırasında mutlaka gerekli testleri yaptırması öneriliyor. Annede bağ dokusu hastalığı, özellikle lupus varsa, aritmisi olan bebek doğurma olasılığı yükseliyor. Ayrıca, genetik geçişli olan ve kalpte görülen iyon kanal hastalıklarında öldürücü ritim bozukluklarına rastlanabiliyor. Bu durum ailevi geçiş gösterdiği için çok dikkat etmek gerekiyor.

Aritminin tanısı nasıl konuluyor?

 Hızlı atımlardaki ataklarda EKG çekilmesi çok önemli. Çünkü atak bittiği zaman kalpte tamamen normal bir tablo oluşabiliyor. Bu durumda teşhis zorlaşıyor. Ayrıca 24 saatlik Holter EKG de tanı için kullanılan önemli bir başka yöntem. Holter EKG’de hastanın, vücuduna 24 saat taşıyacağı bir alet takılıyor ve bu sürenin sonunda bu aletin yaptığı kayıtlar inceleniyor.

 Diğer yöntemler arasında efor testi ve şikâyetin nadir olarak ortaya çıktığı durumlarda uygulanan uzun süreli kaydediciler bulunuyor. 6 ayda bir ya da daha uzun sürede ortaya çıkan şikâyetleri tespit etmek için de cilt altına yerleştirilip 1-2 sene süreyle kalan cihazlar kullanılıyor. Bir başka yöntemde de burundan ve yemek borusundan girilerek çeşitli ölçümler yapılıyor.

Aritmi çocuğu nelerden mahrum bırakıyor?

 Her türlü aritmide çocuğun hayat kalitesi düşüyor, tek başına sokağa çıkması ya da arkadaşlarıyla oynaması, bayılma ihtimali nedeniyle tehlikeli oluyor. Çocuk, tüm spor türlerinden mahrum kalıyor.  Çocuklarında yavaş kalp atımı rahatsızlığı olan bazı aileler “Pil takılmazsa ne olur?” diyorlar.  Eğer böyle bir rahatsızlığı olan çocuğa pil takılmazsa, çocuk hiçbir zaman hayatını normal olarak yaşayamıyor. Bu, psikolojik açıdan da çok fazla etkilenmesine neden oluyor. Zaten tedavilerin amacı yaşam kalitesini artırmak. Taşikardi için de aynı durum geçerli. Bu nedenle buluğ çağına gelen çocuklarda girişimin mutlaka yapılması öneriliyor.

Tedavilerin ardından çocuk normal yaşantısına dönebiliyor mu?
Kalp pili takılan ya da ilaç kullanan çocuklar kısa sürede normal yaşantısına dönebiliyor.

ARİTMİNİN KESİN TEDAVİSİ VAR MI?

 Kalp hızının yüksek seyrettiği ritim bozukluklarında iki tedavi seçeneği var. Bir tanesi ilaç kullanımı. Çarpıntının ne zaman geleceği belli olmadığı için her gün düzenli kullanılması gerekiyor. İkinci seçenek ise 1990’lı yıllardan beri kullanılan ve radyofrekans enerjisiyle uygulanan bir tedavi şekli. Bu tedavi şekline halk dilinde “yakma” deniliyor. Bir katater ile kasıktan girilerek kalpte çarpıntıya neden olan nokta bulunuyor, radyo frekans akımı verilerek yakılıyor. Tedavi ömür boyu kalıcı oluyor. Küçük çocuklarda hayatı tehdit eden bir durum yoksa, bu tedavi için genellikle 4-5 yaşını geçmesi bekleniyor. Operasyon 1,5 saat sürüyor. Benzer yöntemlerden biri olan  “Dondurarak yok etme”  tedavisi de son yıllarda gelişiyor. İyon kanal hastalıkları denilen genetik geçişli hastalıkta ise ilaç tedavisi uygulanıyor ve bazı durumlarda şok vererek çarpıntı engelleniyor. Yavaş atımlarda ise kalp pili kullanılıyor.
Sosyal ağlar ve web tasarımıyla ilgili bir blog ve unity hakkında hersey dunya hakkında bir dunya bilgi ve FreeSpritler




Bugün eşinin sinirliliğinden yakınan bir hanım kocasını muayeneye getirdi.
Kadından dışarı çıkmasını rica ettikten sonra gençliğinde epey yapılı olduğu belli olan adama ne yakınması olduğunu sordum.
"Doktor Bey benim işim çok stresli, bende de düzgün yapılmayan işe tahammül yok. Bir anda sinirleniyor, bağırıyor, elimdeki cep telefonunu fırlatıp kırıyorum" dedi


"Kaç telefon kırdınız şimdiye kadar?" diye sordum
"Ohoo, yüzü geçmiştir" dedi
"Telefonları toptan mı alıyorsunuz?" diye sordum
"Hayır çocuğu gönderiyorum, aşağıda telefoncu var, bir tane alıp geliyor " dedi
"İkinci el mi?" dedim
"Yok başkasının kullandığı telefonu kullanamam" dedi
"Özellikle ucuz modelleri mi seçiyorsunuz?" dedim
"Artık ne getirirlerse... Öyle ucuzuna da bakmıyorum" dedi


"Cep telefonu çıkmadan önce ne yapıyordunuz?" diye sordum
Masamın üstündeki telefonu işaret ederek;
"Bu telefonları patlatıyordum. Hala da yapıyorum, çekmecemde sürekli yedek telefonlar olur. Bunlar da ahizeyi tepesine sertçe vurunca patlıyor" dedi
"Peki telefonu kırdıktan sonra siniriniz geçiyor mu, yoksa gün içinde aynı konuyu düşünmeye devam ediyor musunuz?" diye sordum
"Hayır benim sinirim öyle anlık, parlayıp geçiyor. Zaten içimde tutsam hasta olurum" dedi


Gerçekten de muayenesinde ruh sağlığını yerinde bulduğumdan ilaç vermedim, öfke kontrolü için spor yapmasını önerdim.
Eşine de bu durumun bir hastalık değil kişilik özelliği olduğunu ve değişmesinin pek zor olduğunu anlattım.
"Hakısınız Doktor Bey. O içinde tutmadığından çok sağlıklı da dışı bizi hasta ediyor" dedi



Fotoğraflar
cep telefonu fırlatma yarışmasından